Makale · Yiğit Azad Polat

Konfor Tuzağı: Seni Öldürmeyen Ama Durduran Şey

Konfor seni öldürmez. Öldürseydi kaçardın; acı verseydi fark eder, elini çekerdin. Onu tehlikeli yapan da bu: canını hiç yakmadan seni durdurur. Sen 'iyiyim, bir şey olmuyor' derken, aslında çoktan durmuş olursun.

Günler birbirinin aynısı geçer, sen buna huzur dersin; oysa o huzur değil, hareketsizlik.

Konfor acıtmaz; tehlikesi de burada

Acı işine yarar; sana sınırını gösterir. Elini ateşe koyarsan çekersin, vücut seni korur. Konforun böyle bir alarmı yok. Sıcak bir oda gibidir; seni içeride kalmaya zorlamaz, sadece çıkmamanı kolaylaştırır. Zorla tutulan bir yerden kaçarsın; rahat ettiğin yerden kaçmak aklına bile gelmez.

Hiçbir şey bir günde çökmez. Bir gün antrenmanı atlarsın, bir şey olmaz. İki gün olur, yine olmaz. Asıl mesele bu; hiçbir şey olmaması seni haklı çıkarır gibi hissettirir. Çöküş gürültü yapmaz; usulca, gün gün gelir.

En sinsi tarafı şu: konfor kendini güvenlik gibi gösterir. Risk almazsan kaybetmezsin diye düşünürsün; oysa hareketsizlik de bir kayıptır, sadece faturası sonra gelir. Hiç denemeyip hiç düşmemek ilerlemek değildir; yerinde saymanın kibar adıdır.

Seni öldürmez, durdurur

Konforun işi seni yere sermek değil; olduğun yerde tutmak. Günler birbirinin aynısı geçer, sen buna huzur dersin. Oysa o huzur değil, hareketsizlik; ikisini karıştırmak en kolay ve en pahalı hata.

Yeteneğin gürültüyle paslanmaz. Bir sabah kalkıp 'artık yapamıyorum' demezsin. Sadece bir gün, uzun zamandır denemediğin bir şeyi denemeye kalkar, arada açılan mesafeyi fark edersin. O mesafeyi sana konfor doldurdu; hem de sen fark etmeden, hiç canını yakmadan.

Bir de şu var: konfor seni yormaz ama tatmin de etmez. Akşam kafanı yastığa koyduğunda, rahat geçen günün içini nedense boşaltmış olur. O boşluk tesadüf değil; hiçbir şeye direnmediğin, hiçbir şeyi zorlamadığın bir günün doğal sonucu. Zihin, karşısında bir yük olmadan doymaz.

Motivasyon değil disiplin

Motivasyon bir moddur; gelir, gider. Ona güvenirsen er ya da geç konforun eline düşersin, çünkü konfor motivasyonun gitmesini bekler. Beklediğin her gün onun günüdür.

Disiplin, o mod gittiğinde yapmaktır. Canın istemezken kalkmak; bugün de, hevesin yokken de aynı işi yapmak. Karakter dediğin şey de bu; kimse bakmazken ve hiç isteğin yokken ne yaptığın. Konfor motivasyonu bekler, disiplin beklemez.

Motivasyonu beklemek, aslında konforun en zekice kılığı. 'Havamda değilim, yarın daha istekli olurum' dersin; ama o istek gelmez, gelse de kalıcı olmaz. Disiplin bu yüzden özgürleştirir: ne hissettiğine bakmadan ne yapacağını önceden bilirsin. Karar her gün baştan verilmez, bir kez verilir ve tekrarlanır.

Küçük ama tutulabilir bir söz

Konforu tek bir büyük sıçrayışla yenmeye çalışma. Büyük söz vermek de bir konfor türüdür; hayal etmenin, yarın başlamanın konforu. Söz büyüdükçe tutması zorlaşır; tutamayınca vazgeçersin, sonra da kendine kızmanın konforuna geçersin. Döngü hep aynı.

Bunun yerine küçük, tutabileceğin tek bir söz ver. Bugün tut. Yarın kalk, tekrar tut. Konforun panzehiri dev bir hamle değil; hevesin yokken yapılan küçük şeydir. Küçük olduğu için tutulur; tutulduğu için birikir; biriktikçe de sen değişirsin, karar anında değil, o küçük tekrarlarda.

Sözü küçük tut ki bahanen kalmasın. 'Bugün on dakika' der ve yaparsın; 'bugün her şeyi değiştireceğim' dersen akşama kadar erteleyip vazgeçersin. Küçük söz, konforun en sevmediği şeydir; çünkü onu ne yorgunlukla ne isteksizlikle geçiştirebilirsin. Bahane bulacak kadar bile büyük değildir.

Bedenin de aynı

Aynısı vücudun için de geçerli. Konfor sana 'bugünü boşver, bir şey olmaz' der; çoğu zaman haklıdır da, bir gün gerçekten bir şey olmaz. Sorun bir günde değil, o günlerin toplamında. Beden de sessiz çöker.

Doktor değilim, yerine de geçmem; doz da vermem. Söyleyebileceğim şu: kendi taban değerlerini bil, kanına baktır, bir kısa yolu merak ettiğinde önce hekime git. Ama disiplini bir hapa, bir küre, bir 'yarın'a havale etme. Konforu yenen o küçük, sıkıcı tekrarı hiçbir şey senin yerine yapmaz.

Şunu unutma: konforu bir günde yenmezsin, ondan bir günde de ölmezsin. İkisi de gün gün olur. Hangisinin biriktiğine sen karar verirsin; her sabah, hevesin olsun olmasın, tuttuğun ya da tutmadığın o küçük sözle.